Archive for the ‘kitap günceleri’ Category

Keyifle, hayretle, ilgiyle ve kimi korkarak okunası bir eser…

“Çivisi Çıkmış Dünya – Uygarlıklarımız Tükendiğinde” kitabıyla
Lübnanlı gazeteci Amin Maalouf, her şeye rağmen birbirimize saygı duymayı ve birlikte yaşamayı başarmak isteyenler için adeta bir pusula sunuyor bizlere….

Mutlaka okunmalı…

Günümüz küreselleşmesini gözler önüne sererken,
Arap ulusalcılığını geçmişiyle anlatarak başarısızlıklarını ve Atatürk cumhuriyetinin nasıl bir farkı olduğunu müthiş bir akıcılık ve akılcılıkla anlatıyor ve dünyayı bekleyen olası tehlikeleri önlemede çok geç kalınmaması için uyarıyor.

Kitapta etkileyici birçok saptama var:

- 11 Eylül’den çıkarılacak derslerden biri, küreselleşme çağında, hiçbir düzensizliğin bütünüyle yerel sınırlarda kalmayacağıdır
bir olay duygulara, kendi algısına ve yüz milyonlarca kişinin gündelik yaşantısına etki ettiğinde, sonuçları bütün dünyada hissedilir

- İnsanlık 2-3 kuşak içinde, birbirine karşıt birçok yöne saptı.Komünizm deneyimleri ile kapitalizminkiler: tanrıtanımazlığınki ile dininkiler.
Bu salınımlara ve onların sonucu olan kargaşalara boyun eğmek zorunda mıydık?

- Şurası bir gerçek ki Berlin Duvar’ ının yıkılışından sonra, dinle bağlantılı olanlar başta olmak üzere aidiyetlerin iyice şiddetlendiği; farklı insan topluluklarının birlikte yaşamasının her gün biraz daha güçleştiği ve demokrasinin sürekli kimlik pazarlıklarına bağlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz

- İnsanlar arasındaki çeşitliliğe günbegün daha çok saygı gösterildiği, her insanın seçtiği dilde kendini ifade edebildiği, inançlarının gereklerini huzur içinde yerine getirebildiği ve yetkililer ya da halk tarafından düşmanlıkla karşılanmadan, yerilmeden serinkanlılıkla kökenlerini üstlenebildiği bir dünya, İLERLEYEN, GELİŞEN, YÜKSELEN BİR DÜNYADIR.

- Asıl dikkate değer ölçüde hızlanması gereken ahlaki gelişimimizdir ve teknolojik gelişimimizin düzeyine acilen ulaştırılmalıdır

- “MEDENİYETLER ÇATIŞMASI” yabancı düşmanlığına, ayrımcılığa, etnik hakaretlere ve karşılıklı kıyımlara, yani insan uygarlığının manevi onurunu oluşturan her şeyin aşınmasına yol açan küresel bir SAPKINLIKTIR….

Böylesi bir ortamın egemen olduğu dünyada, barbarlığa karşı savaş verdiklerini düşünenler bile bir de bakarlar ki kendileri barbar olmuşlar..
TERÖRİST ŞİDDET, ANTİTERÖRİST ŞİDDETİ DOĞURUR…bu da hıncı besler, adam toplamaya bakan fanatiklerin işini kolaylaştırır ve gelecekteki saldırıları hazırlar

  • Twitter
  • Share/Bookmark

Sen git, beşyüz küsur sayfalık müthiş İstanbul tarihi sahnesinde anlatılan polisiyenin yarı sayfasında bu cümleye takıl!!
Olur ya…..
İnsan ruhunu kaybetmedikçe, sevmeler ve özlemler var oldukça, hasretler hep içre yer ettikçe biz de dem alacağız demektir…
Aynı kadına sevdalı iki KOCA adamın hikayesini okurken takılıverdim
.. ve o kadın yitip gitmişse bir de..

Neyse bu mevzu derin lakin kitaba dönmek elzem…
hele konu İstanbul ve tarih olunca..
Kalemine sağlık Ahmet Ümit…. “İstanbul Hatırası” içimizde yatan merak canavarını rahatsız edecek kadar etkili…öte yandan kendi adımıza utanç hissedecek denli gerçekçi…
etrafımızda bakıp da görmediğimiz! şehir meğer neler fısıldarmış bize gizliden…
gezmek gerek, gezip öğrenmek ve sahiplenmek…..
benzersiz müthiş bir zaman yolculuğu olur İstanbul’ u gezmek, binlerce senenin üstesinden gelen imparatorların, padişahların payitahtı, Mimar Sinan’ın şehri…
Byzantion, Konstantinopolis ve canım İstanbul…..

sayfalara takılanlar;

“…..İmparator Jüstinyen günümüzün muhteşem Ayasofya’ sını yaptırdı…yapımı tam beş yıl sürdü……..yaklaşık on bin işçi gece gündüz demeden çalıştı…kilise tamamlandığında 537 senesiydi.Ve o güne kadar yapılan en büyük kubbeli yapıydı.Aradan bin yıl geçtikten sonra bile,bizim koca Sinan hem Süleymaniye Camii’ nde, hem de Selimiye’de bu genişlikte bir kubbe yapamamıştır..Ayasofya’dan sonra ancak üç yapı bu büyüklüğü aşabildi.
Londra’ daki Aziz Paul katedrali, Roma’ daki Aziz Pier Katedrali ve Milano’ daki Duomo katedrali..”

“…zaten Arkeoloji Müzesi’ ni gezmeden, Topkapı Sarayı’ na gelmenin de bir anlamı yok…..Tabii, daha iyisi, önce Ayasofya’ ya git.Hepsi birbirinin devamı gibi…”

“Ölülerden kimseye zarar gelmez….Kötülük canlılardan gelir, yoldan çıkmış kullardan”

“Sinan’ a bakıyordu Süleyman..Allah nasıl göğü yedi kat yaratmışsa, Allah nasıl hayatı yedi günde var etmişse, bu muhteşem ibadethaneyi yedi yılda tamamlayan adama….Kendisi gibi, kaderi bu saltanat tarafından yazılan kula…..Bu şehrin her köşesine cenneti çağrıştıran yapılar diken dehaya.Sinan’ a seslendi Sultan: ‘ Gel Mimarbaşı, bu anahtar senindir. Bina eylediğin Allah’ ın evi Süleymaniyye’ yi gönül temizliği ve dua ile yine senin açman gerekir..’…”

  • Twitter
  • Share/Bookmark